|
Prof.Dr.H.Hilmi Sabuncu
Yeditepe Üniversitesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü,
İş Sağlığı Öğretim Üyesi, 34755 , Kayışdağı – İstanbul
T.C. Anayasası sosyal güvenlik konusunu, devlet güvencesi şeklinde
ele almıştır.
Madde 60: “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet
bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar“
şeklindedir.
Ülkemizdeki sağlık sigorta anlayışına göre:
Sigorta, insanın kazanma gücü zarar gördüğünde, oluşan iş görmezliği
gidermeye çalışan, gideremiyor ise tazmin eden bir kurumdur.
Ödenecek tazminatlar, yapılan risk hesaplarına göre, Sigortalıdan
talep edilen primler baz alınarak tespit edilmektedir. Yapılan risk hesaplarında,
temel dayanak kaza olasılığı olmasına rağmen, bu verinin elde edileceği veri
tabanları, ülkemizde yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla ülkemizde, ne kaza
olasılığı, ne de kaza sonucunun şiddeti hakkında doğru verilere ulaşmak mümkün
değildir. Yani kullanılan risk değerleri tahminden öteye gitmemektedir.
Sigorta sistemlerinde, bu şekilde bilimsel esaslara
dayanmayan, tahminlere göre yapılan risk hesapları tutmadığında, problemler de
ortaya çıkmaya başlamaktadır. Yani kaza sonucu ödenmesi gereken tazminatlar
yıllık prim tutarını çok aştığında, özel sigortalar, ya reasürans
hizmetlerinden yararlanarak, başka bir sigorta şirketine başvurmakta veya
ödemesi gereken tazminatları, çeşitli nedenler ortaya sürerek ödemekten
kaçınmaktadırlar.
|